Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
pestenkerani
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , sıfat , sıfat , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , Saçma

Örnek:

1. Ne yazık ki böyle yüksek istidatlar birtakım pestenkerani şarkılar, çiftetelliler arasında ziyan, sefil olup gidiyor.

1. Ne yazık ki böyle yüksek istidatlar birtakım pestenkerani şarkılar, çiftetelliler arasında ziyan, sefil olup gidiyor.


Telaffuz : pestenkera:ni:

pestil

İlgili Kelimeler:

erik pestili

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , İnce yufka biçiminde kurutulmuş meyve ezmesi, bastık

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çok yorgun, güçsüz

3. sıfat , sıfat , argo , argo , sıfat , sıfat , argo , argo , Hasta

4. madencilik , madencilik , madencilik , madencilik , Tavan ile kömür damarı arasında yer alan ince, yumuşak killi tabaka


pestil gibi
Anlamı:

1. kımıldayamayacak kadar güçsüz, bitkin bir biçimde

Örnek:

1. Pestil gibi yerlerde uzandığıma bakma, anam, ben şu huysuza haddini bildirirdim.

1. Pestil gibi yerlerde uzandığıma bakma, anam, ben şu huysuza haddini bildirirdim.


pestile çevirmek
Anlamı:

1. çok yormak


pestili çıkmak
Anlamı:

1. çok yorulmak

Örnek:

1. Tulum Hayri dün voleybol oynamış, pestili çıkmıştı.

1. Tulum Hayri dün voleybol oynamış, pestili çıkmıştı.


pestilini çıkarmak
Anlamı:

1. çok yormak

2. çok dövmek

Örnek:

1. Bu karıncaya dokunmayan çocuk o kocaman adamın oracıkta pestilini çıkaracaktı.

1. Bu karıncaya dokunmayan çocuk o kocaman adamın oracıkta pestilini çıkaracaktı.


Ön Takı : (birinin)

Peştu
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Afgan halkı


Özel: Evet

Lisan : Farsça peştū

Telaffuz : pe'ştu

Peştuca
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Afganistan'ın resmî dili

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bu dille yazılmış olan


Özel: Evet

pesüs
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , İçinde yağ yakılan toprak kandil


Lisan : Farsça pīhsūz

pet şişe
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Naylondan yapılmış içecek kabı


petek

İlgili Kelimeler:

petek dokuma, petek göz, petek güvesi, akciğer peteği, bal peteği, kalorifer peteği

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Arıların yumurtalarını bırakmak ve bal depo etmek için yaptığı, düzgün altıgen ağızlı bal mumu yuvacıklar topluluğu

2. Bu yuvacıklar topluluğunun bal olmayanı

3. Isıtma tesisatında ısı dağıtımını, içinden sıcak su geçerek sağlayan dilim, radyatör

Örnek:

1. Kalorifer peteği.

1. Kalorifer peteği.

4. mimarlık , mimarlık , mimarlık , mimarlık , Minarelerde külah ile şerefe arasındaki bölüm

5. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , Balçıktan yapılan ve dikine duran sandık biçimindeki tahıl ambarı

6. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , Arı kovanı


petek dokuma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Üzerinde küçük petek motifleri bulunan pamuklu dokuma


petek göz
Anlamı:

1. isim , isim , biyoloji , biyoloji , isim , isim , biyoloji , biyoloji , Eklem bacaklı hayvanlarda görülen, birçok görme hücresinden oluşan göz türü


petek güvesi
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Arı kovanlarında peteklere zarar veren iki asalağın adı


petrifikasyon
Anlamı:

1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Taşlaşma, taş olma


Lisan : Fransızca pétrification

petrografi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Taş bilimi


Lisan : Fransızca pétrographie

petrokimya
Anlamı:

1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Petrolden organik kimyasal ürünler elde etmede kullanılan sanayi dalı


Telaffuz : pe'trokimya

petrokimyacı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Petrokimya dalında uzmanlaşmış kimse


petrokimyacılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Petrokimyacı olma durumu


petrol

İlgili Kelimeler:

petrol lambası, petrol mavisi

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yoğunluğu 0,8-0,95 arasında olabilen, hidrokarbürlerden oluşmuş, kendisine özgü kokusu olan, koyu renkli, arıtılmamış, doğal yanıcı mineral yağ, yer yağı

Örnek:

1. Kamyonlar yarı benzin, yarı petrolle çalışmaya uğraşıyor.

1. Kamyonlar yarı benzin, yarı petrolle çalışmaya uğraşıyor.


Lisan : Fransızca pétrole

petrol lambası
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , İçinde petrol ürünleri yakılarak aydınlatmayı sağlayan araç

Örnek:

1. Altındaki delikten söndürülen petrol lambaları, her yerde olduğu gibi kolejde de pek revaçta.

1. Altındaki delikten söndürülen petrol lambaları, her yerde olduğu gibi kolejde de pek revaçta.

2. Gaz yağı yakan aydınlatma aracı

Örnek:

1. Ablam petrol lambasının yanına oturur, dün gece bıraktığı yerden okumaya başlardı.

1. Ablam petrol lambasının yanına oturur, dün gece bıraktığı yerden okumaya başlardı.


petrol mavisi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Koyu mavi ile koyu yeşil karışımı bir renk

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bu renkte olan


petrolcü
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Petrol arama, bulma işiyle uğraşan kimse

2. Petrol ve türevlerini alıp satan kimse


petrolcülük
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Petrolcü olma durumu


petroloji
Anlamı:

1. isim , isim , jeoloji , jeoloji , isim , isim , jeoloji , jeoloji , Yer biliminde kayaçların oluşum mekanizmalarını inceleyen uzmanlık alanı


Lisan : Fransızca pétrologie

Telaffuz : l ince okunur